Faruk Hanedar, Safiye Karabacak
17 Eylül 2026•Güncelleme: 17 Eylül 2026
The Times of Israel’in bir ABD’li ve bir Filistinli yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Abbas art arda ikinci yılda da BM Genel Kurulu’na video konferans yöntemiyle hitap etmek zorunda kalacak.
Abbas’ın yanı sıra BM Genel Kurulu için ABD’ye seyahat etmesi beklenen Filistinli yetkililerin de vize başvuruları reddedildi.
Bir Filistinli yetkili, kendisine vize verilmemesine gerekçe olarak "Herhangi bir zamanda terör faaliyetlerinde bulunan veya bir terör örgütüyle bağlantısı olan kişilere vize verilmesini yasaklayan 212(a)(3)(B) maddesinin" gösterildiğini kaydetti.
Abbas’ın vize başvurusunun iptal edilme sebebinin aynı olup olmadığı bilinmiyor.
Abbas’ın geçen sene olduğu gibi, gelecek hafta New York’ta düzenlenecek BM Genel Kurulu’na telekonferansla hitap etmesi bekleniyor.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Reform yapmadıkları, ABD’ye verdikleri taahhütlere aykırı davrandıkları ve barış umutlarını baltalayan faaliyetlerini sürdürdükleri" gerekçeleriyle, ABD’nin Filistin Yönetimi yetkililerine vize verilmemesini öngören yaptırımların uzatılacağı aktarıldı.
Açıklamada, Abbas’a vize verilmediğine ilişkin haberlere ise değinilmedi.
ABD yönetiminin vize vermemesi nedeniyle Filistin Devlet Başkanı Abbas, geçen yıl BM Genel Kurulu'na katılamamış ve Genel Kurula video mesaj yoluyla hitap etmişti.
Filistin Dışişleri Bakanlığından tepki
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin Abbas ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üyelerine vize kısıtlamalarını uzatma kararının "gerekçesiz" olduğu belirtildi.
Bunun Filistin ile ABD arasındaki güveni yeniden tesis etme ve ilişkileri geliştirme çabalarıyla çeliştiği vurgulanan açıklamada, söz konusu kararın "iki devletli çözümün" hayata geçirilmesi ve bölgede barış ile istikrarın sağlanması için gerekli siyasi ortamın oluşturulması yönündeki çabalara da zarar verdiği kaydedildi.
FKÖ'nün "Filistin halkının meşru ve tek temsilcisi" olduğunu vurgulayan açıklamada, Filistin yönetimi ile FKÖ'nün barışa, uluslararası meşruiyet kararlarına ve 4 Haziran 1967 sınırlarında iki devletli çözüme bağlı olduğu yinelendi.
Açıklamada, Filistin heyetinin Birleşmiş Milletler (BM) toplantılarına tam katılımını engelleyen her türlü kısıtlamanın, Filistin'in haklarına ve BM'nin rolüne zarar verdiği aktarılarak, konuyla ilgili diyalog çağrısı yapıldı.