Ahmet Karaahmet, Mehmet Burak Karacaoğlu, Gökhan Çeliker
18 Ağustos 2026•Güncelleme: 18 Ağustos 2026
Yerel kaynaklar, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'nı hedef aldığı saldırının yerel saatle 03.00 sıralarında gerçekleştirildiğini belirtti.
Saldırıda can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına ilişkin bir bilgi paylaşılmadı.
Öte yandan Suriye devlet televizyonu El-İhbariye'ye konuşan ve adı açıklanmayan Suriyeli bir yetkili, saldırının İsrail tarafından düzenlendiğini doğruladı.
Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetti.
İsrail ordusundan ise saldırıya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.
Esed rejiminin devrilmesinden önce İsrail, Suriye'de İran güçlerini ve Hizbullah'a ait mevzileri hedef alan saldırılar düzenliyordu.
Rejimin devrilmesinin ardından İsrail, Suriye genelindeki silah ve füze depoları ile stratejik askeri noktaları hedef alan saldırılarını genişletti.
Suriye, İsrail'in hava saldırısını kınadı
Suriye Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in saldırıları "gerekçesiz bir saldırı" ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden "tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirildi.
İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının 8 Aralık 2024'ten bu yana sürdüğüne işaret edilen açıklamada, Suriye hükümetinin itidal politikası izleyerek istikrarı sağlamlaştırmaya ve gerilimi önlemeye çalıştığı ifade edildi.
İsrail'in saldırılarının Suriye'nin istikrar çabalarını baltaladığı belirtilen açıklamada, saldırıların bölgeyi daha fazla gerilim ve istikrarsızlığa sürüklemeye yönelik olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Suriye'nin saldırılardan İsrail'i sorumlu tuttuğu belirtilerek uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) saldırıyı açıkça kınama ve İsrail'in Suriye'nin egemenliğine yönelik ihlallerine karşı kararlı tutum alma çağrısında bulunuldu.
Suriye'nin hakları ve ulusal çıkarlarının uluslararası hukuk ve teamüller tarafından güvence altına alındığı belirtilen açıklamada, ülkenin söz konusu haklarını meşru yollarla savunmayı sürdüreceği kaydedildi.
ABD, saldırıdan "derin endişe" duyuyor
ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.
Saldırıların bölgesel istikrara katkı sağlamayan gereksiz bir tırmanmaya yol açmasından "derin endişe" duyduklarını vurgulayan Barrack, "(Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed) Şara hükümeti ne saldırgan bir tutum benimsedi ne de vekil güçler bulundurdu. Tersine, İsrail'le gerilimi düşürmeyi tercih ettiğini defalarca ortaya koymuştur." ifadesini kullandı.
Barrack, ülkesinin "geçmişte olduğu gibi" gelecekte de her iki ülke açısından askeri yöntemlere başvurmak yerine "diplomatik sürecin sürmesini teşvik etmek" amacıyla görüşmelere ev sahipliği yapmayı sürdüreceğinin altını çizdi.
Kalıcı gerilimi azaltma anlaşmalarının ilgili tüm ülke ve taraflarla sürdürülen "kesintisiz diyaloglar" yöntemiyle oluşturulduğuna işaret eden Barrack, ABD'nin "itidal ve diyaloğun daha yapıcı" yol olduğuna inanmaya devam ettiği mesajını verdi.
Barrack, tüm tarafları, yeni askeri olaylar yerine "akılcı diyaloğa" öncelik vermeye teşvik ettiklerini vurguladı.